<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel>
	<title>TinaBella&apos;n&#305;n D&#252;nyas&#305;</title>
	<link>http://tinabella.azbuz.com</link>
	<description>TinaBella&apos;n&#305;n D&#252;nyas&#305;</description>
	<language>tr</language>
	<docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
	<lastBuildDate>24 Apr 2007 13:20:28 GMT</lastBuildDate> 
<image>
  <title>TinaBella&apos;n&#305;n D&#252;nyas&#305;</title> 
  <link>http://tinabella.azbuz.com</link> 
  <url>http://s.azbuz.com/images/RSSlogo.gif</url> 
  <width>117</width> 
  <height>35</height>
  </image>
	
	
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Se&#231;im vaatleri</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004228394</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> Seçimle birlikte vaat dönemi de başladı. Liderler bugüne kadar seçim meydanlarında yüzlerce vaatte bulundu. Kimi 100 gün istedi, kimi 500 gün. Kimi her ile bir havaalanı sözü verdi, kimi de gittiği her yere il olmayı vadetti. Bunların içinde, kimi vaatler tarihe geçti.<br><br>Pek çok lider seçim kürsüsünden seçmenine "Size iş sözü veriyorum, aş sözü veriyorum" diye seslendi. Onlarca ilçeyi il yapacaklarını vadettiler. Ama bunlardan sadece 14'ü muradına erdi. 67 olan il sayısı 81'e yükseldi.<br><br>DEMREL: NE VERİRLERSE BENDEN 5 FAZLASI<br><br>Süleyman Demirel pek çok kez meydanlara çıktı. Seçmenine pek çok vaatte bulundu. Ama en unutulmayanı, "Ne verirlerse benden 5 fazlası" oldu. <br><br>ÇİLLER: 2 ANAHTAR<br><br>"Kırat"ı Demirel'den devralan Tansu Çiller de "herkesi konut ve otomobil sahibi yapacağız" diyerek, 500 günde 2 anahtar sözü verdi. <br><br>ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın vaatlerinin odağında da ekonomi vardı. <br><br>ERBAKAN: FAİZ KALKACAK<br><br>Adil düzenin fikir babası Necmettin Erbakan da yıllarca, "faizin kalkacağı sözü"nü verdi.<br><br>Bu vaatler o dönem günlerce konuşuldu, liderlere yüzbinlerce oy getirdi. Ama bu vaatlerin pek çoğu fiiliyata değil, tarihe geçti. <br><br>UZAN: MAZOT 1 YTL OLACAK<br><br>Genç Parti lideri Cem Uzan mazotun 1 YTL olacağını, üniversite sınavının kalkacağını söylüyor.<br><br>BAŞ: EV HANIMLARINA 500 YTL<br><br>Haydar Baş'ın lideri olduğu Bağımsız Türkiye Partisi ise "milli ekonomi modeli" adı altında her ev hanımına 500 YTL maaş, 15 bin YTL doğum ikramiyesi vereceğini anlatıyor. <br><br>Yeni vaatler seçmeni nasıl etkileyecek? Vaatlerin kaçı gerçeğe dönüşecek? Bunlar, 22 Temmuz seçimlerinin ardından belli olacak. <br><br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>12 Sep 2007 19:12:47 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004228394</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Kazand&#305;k!</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004227859</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <br>&nbsp;&nbsp; Türkiye-Macaristan maçı 3-0 bitti! Kazandık! En büyük TÜRKİYE!<br><br>&nbsp;&nbsp; <img src="http://www.moralhaber.net/resimler/haberler/3066.jpg" ><br><br><br>&nbsp; <br><br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>12 Sep 2007 19:12:01 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004227859</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>&#304;&#351; ilanlar&#305;...</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004157514</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p><font style="FONT-SIZE: 8pt" face="Tahoma"><b>TERCİHEN İNGİLİZCE BİLEN</b><br>Yapacağınız işle bir ilgisi yok ama, bu sıra herkes ingilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı. <br><br><b>ARAŞTIRMACI, ÖĞRENMEYE AÇIK </b><br>O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız. <br><br><b>İNİSİYATİF SAHİBİ</b><br>Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek.. <br><br><b>SİSTEM OLUŞTURABİLEN </b><br>ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 78 adet prosedür var. <br><br><b>SORUMLULUK ALABİLEN</b><br>Vergi, sigorta müfettişleri bir usülsüzlüğü yakaladığında ? valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım..." diyebilecek saflıkta olan. <br><br><b>ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI </b><br>Bayansanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yaani.( ne yaa, israil mi burası .) <br><br><b>BİLGİSAYAR KULLANABİLEN </b><br>Valla geçen gün arkadaşın aklına uyup bir bilgisayar aldık ama. <br><br><b>KARİYER OLANAKLARI SUNAN ŞİRKETİMİZ </b><br>Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz. <br><br><b>SEYAHAT ENGELİ OLMAYAN </b><br>Altınıza bir araba vericez, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın.Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin. <br><br><b>İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI </b><br>Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş. <br><br><b>İKNA KABİLİYETİ OLAN </b><br>Müşterileri kalitesiz ürünleri daha pahalıya almaya razı edebilecek. <br><br><b>ANALİTİK DÜŞÜNEBİLEN </b><br>Ne bütçeyi tuturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını. Herşey arap saçına döndü. Biri bizi bu durumdan kurtarsın. <br><br><b>TERCİHEN YÜKSEK LİSANS MEZUNU, İNGİLİZCEYİ ANA DİLİ GİBİ KONUŞABİLEN, KONUSUNDA EN AZ ON YIL DENEYİMLİ, ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ, 30 YAŞINI AŞMAMIŞ." </b><br>Oha demeyin, aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz, bu özelliklere sahip aday bulabilir miyiz onu da bilmiyoruz. Ama patron yazalım diyor, ilan havalı oluyormuş. <br><br><b>B SINIFI SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP </b><br>Size araba vericez ama şoför vermicez. Uzun yola alışıksınızdır umarız. <br><br><b>TERCİHEN MUHASEBE VE / VEYA İNGİLİZCE BİLEN ( Valla gerçek !)</b><br>Şimdi sizi tam olarak nerede kullanacağımızı bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi... Hele bir siz işe başlayın.Gerisini sonra düşünürüz.</font></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>9 Sep 2007 17:52:08 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000004157514</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Tik Tak Bebek</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003929165</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/A9vGziTR8Oo"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/A9vGziTR8Oo" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object> ... 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>28 Aug 2007 08:54:56 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003929165</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>S&#305;r!!!</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003854028</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/38/54/5000000003854028.gif" align='right' border='0'> <br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &#8220;Bu sırrın ne olduğunu söyleyemem.Tek söyleyebildiğim varolduğu.&#8221;<br>Alexander Graham Bell (Telefonun Mucidi)<br><br>&#8220;Sır tüm olmuşların, olanların ve olacakların cevabıdır.&#8221;<br>Ralph Waldo Emerson (Filozof)<br><br>Çağlar boyu nesilden nesile geçerken, bir çok insan ona göz dikti, onu gizledi, kaybetti, çaldı, büyük paralar karşılığı satın alanlar oldu. Tarihteki en önemli insanların bazıları yüzyıllar kadar eski olan &#8220;Sır&#8221;ra vakıf olmuşlardı. Eflatun, Galileo, Beethoven, Edison, Carnegie, Einstein ve diğer mucitler, bilim adamları ile büyük düşünürler &#8220;Sır&#8221;rı biliyorlardı; ve şimdi &#8220;Sır&#8221; dünyaya açıklanıyor.<br>&#8220;Sır&#8221;rı öğrendiğinizde, istediğiniz her şeyi elde etmeyi, yapmayı, ya da istediğiniz her şey olmayı da öğrenmiş olacak; asıl kimliğinizi bulacak ve hayatta sizi bekleyen gerçek ihtişamın ne olduğunu göreceksiniz.<br>Sizce dünya nüfusunun sadece %1&#8242;lik bir kısmını oluşturan bir kesimin tüm maddi gelirin %96&#8217;sına sahip olması bir tesadüf mü?<br>Olağanüstü bir servete sahip olmak ister misiniz?<br>Muhteşem bir malikanede yaşamak ister misiniz<br>Ömrünüz boyunca hiç sıkıntıya düşmeden bolluk, bereket içinde yaşamak ister misiniz?<br>Ruh eşinizi bulmak ya da huzurlu, mutlu bir evlilik yaşamak ister misiniz?<br>Peki kendinize sorun. Gerçekten ne, ama ne istersiniz?<br>Amaçlarınıza ulaşmak için bu kitabı kullanmaya başlayabilirsiniz. Yaşamınızdaki herhangi bir şey için bir cevap, bir rehber arıyorsanız, sorunuzu sorun, cevap alacağınıza inanın ve bu kitabı rastgele açın. Açılan sayfada aradığınız cevabı ve tavsiyeyi bulacaksınız.<br><br>Rhonda Byrne<br>Sır - The Secret (2006)<br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>24 Aug 2007 10:21:39 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003854028</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>K&#252;&#231;&#252;k &#304;tfaiyeci</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003048226</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> Anne, altı yaşındaki lösemiyle savaşan oğluna bakarken dalıp gitmişti. Kalbi, acı içinde olmasına rağmen, kararlılık duygusunun da etkisini hissediyordu. Her ebeveyn gibi o da oğlunun büyümesini ve umutlarını gerçekleştirmesini istemişti. Ama bu, artık mümkün değildi. Löseminin buna fırsat tanıması olası değildi. Oysa o oğlunun hayallerini gerçekleştirmesini istiyordu. <br>- "Bob! Büyüyünce ne olmak istediğini hiç düşündün mü? Hayatında neler olmasını dilediğin ve hayal ettiğin oldu mu?" diye sordu. <br>- "Anneciğim, ben büyüyünce hep itfaiyeci olmak istedim". Anne gülümsedi ve.. ''Dileğini gerçekleştirebilecek miyiz bir bakalım'' dedi. Daha sonra, Arizona'daki itfaiye müdürlüğüne gitti ve orada yüreği en az Arizona kadar büyük itfaiyeciler ile tanıştı. Ona oğlunun son isteğinden söz etti ve oğlunun itfaiye arabasına bınip şehirde küçük bir tur atmasının mümkün olup olmadığını sordu. <br>- ''Bundan daha iyisini de yapabiliriz. Eğer oğlunuzu Çarşamba sabahı saat yedide hazır ederseniz, onu o gün şeref konuğu yapar, itfaiyeci kimliğine büründürürüz. Bizimle itfaiye müdürlüğüne gelir, bizimle yemek yer, yangın söndürmeye gelir. Hatta bize ölçülerini verirsen, ona üzerinde Arizona itfaiyecilerinin sarı renk üzerine işlenmiş ambleminin olduğu gerçek bir itfaiyeci kostümü diktirir, lastik botları ısmarlarız. Hepsi Arizona'da üretiliyor.'' Üç gün sonra, itfaiyeci Bob'u aldı, ona elbisesini giydirdi ve hasta yatağından itfaiye arabasına kadar eşlik etti. Bob, itfaiye arabasına kuruldu ve müdürlüğe doğru yol almaya başladı. Kendini çok mutlu hissediyordu. O gün Arizona'da tam üç yangın ihbarı olmuştu. Değişik itfaiye arabalarına, hatta itfaiye Müdürlüğünün özel arabasına da binmişti.Yerel televizyonlar da onu izleyip, çekmişlerdi. Hayallerinin gerçek olması, gösterilen sevgi ve ilgi, Bob'u o kadar etkilemişti ki, doktorların söylediğinden tam üç ay daha fazla yaşamıştı. Bir gece bütün yaşam belirtileri dramatik bir şekilde yok olmaya başlayınca, hiç kimsenin yalnız ölmemesi gerektiğine inanan başhemşire, aile bireylerini hastaneye çağırdı. Daha sonra Bob'un itfaiyede geçirdiği günü hatırladı ve itfaiye müdürlüğüne telefon açıp Bob'un bu dünyaya veda ederken yanında, özel kıyafetleri içinde bir itfaiyecinin bulundurulmasının mümkün olup olamayacağını sordu. Itfaiye Müdürü; <br>- ''Bundan daha iyisini de yapabiliriz. Beş dakika içinde oradayız. Bana bir iyilik yapar mısınız? Sirenlerin çaldığını duyduğunuzda, yangın olmadığı anonsunu yaptırabilir misiniz? Sadece itfaiyecilerin önemli bir meslektaşlarını ziyarete geldiklerini söyleyiniz ve lütfen onun odasının penceresini açınız'' diye yanıtladı. Yaklaşık beş dakika sonra hastaneye çengel ve merdiven taşıyan kamyonet ulaştı. Merdiveni açtı ve Bob'un 3.kattaki odasına doğru yaklaştı. Tam ondört itfaiyeci Bob'un odasına tırmandılar. Annesinin izniyle onu kucakladılar ve ona onu ne kadar sevdiklerini söylediler. Ölümle pençeleşen Bob itfaiye müdürüne baktı ve; <br>- ''Efendim ben şimdi gerçekten itfaiyeci miyim?'' diye sordu. <br>- ''Bundan şüphen mi var Bob?'' diye yanıtladı müdür. Bu kelimelerden sonra Bob gülümsedi ve gözlerini sonsuza dek kapattı. Belki unuttunuz, belki hatırlamıyorsunuz, belki de çok duygusuz, çok katı oldunuz; ama bilin ki "HAYAT, SEVGI VE UMUT SAÇMAKTIR." Eğer bunu okuyunca gözleriniz dolmuyorsa sizin için yapılacak bir şey kalmamış demektir.. Yok eğer doluyorsa o zaman sevdiklerinizin kıymetini bilin ve gerçek sevginizi ortaya koyun..<br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>6 Jul 2007 18:16:04 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003048226</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>F&#305;kra gibi yaa:D</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003048435</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar modern olsa da gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey zorlanıyor. Buna en güzel örnek evimi aradığında <font color="#ffffff"><font color="#000000">telesekretere bıraktığı not. </font><br><font color="#330033">- "</font><font style="BACKGROUND-COLOR: #009900">Babaannesi aradı dersiniz</font><font color="#000000">."<br><br>(ç)alıntıdır...:D:D:D</font><br></font> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>6 Jul 2007 18:19:46 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003048435</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>G&#252;n&#252;n S&#246;z&#252;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003048406</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> Asla birilerinin umudunu kırma; <br>belki de sahip oldukları tek şey o'dur.<br><br>Sevgiler...<br>TinaBella 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>6 Jul 2007 18:17:20 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003048406</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Temel-2</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003048366</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> Temel Londra'da otelin birinin odasında kara kara düşünüyor. 'Ulan' diyor, __Ben aşağıdan içki isterken Laz olduğum anlaşılır mı acaba? Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor... __Bana bir fvisku,,,,,yok böyle anlarlar __Bana bir raki......'yok' diyor 'böyle de anlarlar. __Bana bir bira.... Tamam diyor böyle iyi anlamazlar.... Ve aşağıya iniyor, masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor. Barmen bana bir bira. Barmen Temeli biraz süzdükten sonra soruyor: __Birader sen laz mısın? Temel _uuuy nasıl anladın diyor; _burası resepsiyon da bar karşıda......!<br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>6 Jul 2007 18:14:01 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003048366</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Spider-man</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002605235</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><embed src='http://us.i1.yimg.com/cosmos.bcst.yahoo.com/player/media/swf/FLVVideoSolo.swf' flashvars='id=1214754&emailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.yahoo.com%2Futil%2Fmail%3Fei%3DUTF-8%26vid%3D207529%26fr%3Dyfp-t-501&imUrl=http%25253A%25252F%25252Fvideo.yahoo.com%25252Fvideo%25252Fplay%25253Fei%25253DUTF-8%252526vid%25253D207529&imTitle=Spider-man%252B3%252BNew%252BTrailer%252BRelease&searchUrl=http://video.yahoo.com/video/search?p=&profileUrl=http://video.yahoo.com/video/profile?yid=&creatorValue=a3Rfc2VpdHo%3D&vid=207529' type='application/x-shockwave-flash' width='425' height='350'></embed> Göktuğ'un isteği üzerine,ben nefret ederim!!! 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>8 Jun 2007 08:09:03 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002605235</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Burhan&#305; akrep sokarsa</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002491928</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/DmjTatqtqg8"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/DmjTatqtqg8" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object> ... 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>30 May 2007 14:26:16 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002491928</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Powerpuff Girls</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002491402</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/WCCmgUZvemI"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/WCCmgUZvemI" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object> Küçükken hayranı olduğum kızlar..En sevdiğim Buttercup... 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>30 May 2007 14:21:12 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002491402</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Fil av&#305;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002478823</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p align="left"><font face="Verdana"><a href="" target="_blank" class="pageLinks"><span style="FONT-SIZE: 9pt">MATEMATİKÇİLER<br>Matematikçiler fil avlamak için Afrika'ya giderler; fil olmayan her şeyi dışarı atıp geri ne kalırsa, onu avlarlar. <br><br>DENEYİMLİ MATEMATİKÇİLER<br>Bir önceki adımdaki işlemi yapmadan önce, en az bir filin bulunduğunu ispat ederler. <br><br>MATEMATİK PROFESÖRLERİ<br>En az bir filin bulunduğunu ispat ederler; ve onun bulunup yakalanma işini yüksek lisans öğrencilerine ödev olarak verirler. <br><br>BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ<br>1. Afrika'ya git.<br>2. Ümit Burnundan başla<br>3. Düzenli bir şekilde tüm kıtayı doğudan batıya tarayarak kuzeye doğru ilerle.<br>4. Her tarama adımında; 4a. Görülen tüm hayvanları yakala 4b. Her yakalanan hayvanı bilinen bir fille karşılaştır. 4c. Bulunca dur. <br><br>DENEYİMLİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ<br>Yukarıdaki algoritmanın durmasını garantilemek için Kahire civarına önceden bir fil yerleştirirler. <br><br>ASSEMBLY DİLİ PROGRAMCILARI<br>Bu algoritmayı, ellerinin ve dizlerinin üzerinde emekleyerek izlemeyi tercih ederler. <br><br>DONANIM MÜHENDİSLERİ<br>Afrika'ya gidip, rengi gri olan hayvanları rast gele yakalamaya başlarlar. Ağırlığı, daha önceden bilinen bir filinkinden yüzde on beş fazla veya az bir hayvana rastlayınca dururlar. <br><br>EKONOMİSTLER<br>Bu meslek grubundakiler fil avlamazlar; ancak yeterli ücret ödendiği takdirde, fillerin kendi kendilerini avlayacağını düşünürler. <br><br>İSTATİSTİKÇİLER<br>Peş peşe N kez rastladıkları hayvana "FİL" adını verip, onu avlarlar. <br><br>MÜŞAVİRLER<br>Fil avlamazlar. Aslında hiç bir şey avlamazlar; Ama, fil avlamak isteyen insanlara saat ücreti karşılığında tavsiyede bulunurlar. <br><br>YÖNEYLEM ARAŞTIRMACILAR<br>Avcının şapkasının büyüklüğü ile kullanılan mermilerin renginin fil avlama stratejileri üzerindeki etkisini araştırırlar. Tek istedikleri, birilerinin kendilerine "fil" adı verilen nesneyi tanımlamasıdır. <br><br>POLİTİKACILAR<br>Fİl avlamazlar; sadece sizin avladığınız fili kendi seçmenleriyle paylaşırlar. <br><br>AVUKATLAR<br>Fil avlamazlar. Sadece fil sürüsünü izleyerek, sürünün ardında bıraktığı gübrenin mülkiyetinin kime ait olduğunu tartışırlar. <br><br>ÜST DÜZEY YÖNETİCİLER<br>Geniş kapsamlı "fil avlama" stratejileri oluştururlar; ancak bu çalışmaları sırasında fillerin; tarla farelerine benzeyen, sadece sesleri biraz daha kalın olan yaratıklar olduğunu kabul ederler. <br><br>KALİTE KONTROL DENETÇİLERİ<br>Fillerle ilgilenmeyip, avcıların jipe eşyalarını yüklerken yaptıkları hatalarla uğraşırlar. <br><br>SATIŞ TEMSİLCİLERİ<br>Fil avlamazlar. Tüm zamanlarını yakalamadıkları filleri satmaya çalışarak ve sezon açılmadan 2 gün önce malı teslim edeceklerini iddia ederek geçirirler.. <br><br>BİLGİSAYAR YAZILIMI SATICILARI<br>Yakaladıkları ilk hayvanı sevk edip, "fil" faturası keserler. <br><br>BİLGİSAYAR DONANIMI SATICILARI<br>Tavşan yakalayıp; bunları griye boyayıp "Masa Üstü Fil" diye satarlar</span></a></font></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>29 May 2007 14:37:57 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002478823</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>&#214;&#287;renci Evinin Anatomisi</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002479089</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <font face="Verdana" size="2" color="black"><font face="verdana" size="2" color="black"><div align="justify"><li>Her öğrenci evinde muhakkak ´nöbetçi sistemi´ uygulanır ve günün nöbetçisi, resmi köle statüsünde kullanılır. Yemek sırasında en az elli kere mutfağa gönderilir. <li>Evdekilerin temel gıda maddeleri yumurta ve patatestir. Bu ikisinin birleşiminden 12 çeşit yemek yapılabilir. Çay yemekten sonra değil, yemekle birlikte içilir. <li>Her gece kesinlikle saçma sapan bir tartışma konusu açılır. (Düşünmüyorum o halde yok muyum yani? Dünya döndüğü için mi güzel? Attan inip eşşeğe binilir mi?) <li>Her evin muhakkak suyu, çayı deviren bir sakarı vardır. Ha bi de işlerden kaytaran tembeli bulunmaktadır. <li>Yemek yapmaya karar verilir ve yemek yapmaya başlandığında eksikler ortaya çıkar, zamanla yarışarak yemek tamamlanır. <li>Kesinlikle ama kesinlikle temiz çatal, kaşık, tava kalmayıncaya kadar bulaşıklar yıkanmaz. <li>Her sabah derse geç kalınır ve öğle kalkıp okula yemek yemeğe gidilir. (Okulun yemeği ucuz olduğu için...) <li>Sınav dönemlerinin favori cümlesi "bu gece yatmıycam ders çalışcam"dır. Gece yatılmaz ama ders de çalışılmaz. <li>Evin duvarları vize-final tarihleri, ilginç sözler, nöbetçi listesi, harcama listesi gibi yazılı belgelerle süslüdür. <li>Öğrenci evinin, öğrenci misafirleri de eksik olmaz ve gelen misafire önce "bi kola al da içelim"diye başlanılan ısmarlatma olayına,iyice sövüşleninceye kadar devam edilir. <li>Ev genelde bodrum ve giriş katta olduğundan, pencereden girilebilir özelliktedir. (Her ihtimale karşı bi pencere muhakkak içeriden kilitlenmeyerek açık bırakılır.) Dış kapı ise zaten kilitlenmez. <li>Ev fertlerinin tamamı leyla gibidir, yani aşk trafiği yoğundur. Kimininki platoniktir, kafayı yer ve yedirtir, kimi romantik takılır, şiirler ezberlenir, kimi ise akşam ansızın nişanlı olarak eve dönebilir. </li></div></font><font face="verdana" size="2" color="black"></font></font></li> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>29 May 2007 14:13:58 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002479089</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>1500&apos;lerde &#304;ngiltere</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002479066</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <font face="Verdana" size="2" color="black"><font face="verdana" size="2" color="black"><div align="justify">Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere&#8217;de bu işlerin nasıl yapıldığını düşünün.<br><br>1500´lerde İngilterede işler şöyle yapılıyordu:<br><br>İnsanların çoğu Haziranda evleniyordu Çünkü senelik banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziranda hala çok kötü kokmuyorlardı. Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.<br><br>Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu. Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan sonra oğulları ve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak da bebekler aynı suda yıkanıyordu. Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü. Ingilizcedeki banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın? (Don´t throw the baby out with the bath water) deyimi buradan gelmektedir.<br><br>Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor, kamışların altında tahta bulunmuyordu. Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler, böcekler) çatıda yaşıyordu. Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşıyor ve bazen hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşüyordu. İngilizcedeki kedi-köpek yağıyor (It´s raining cats and dogs) deyimi buradan gelmektedir.<br><br>Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey yoktu. Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yatakların içine düşmesi büyük bir sıkıntı oluşturuyordu. Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan İngiliz usulü yataklar buradan gelmektedir.<br><br>Zemin topraktı. Sadece zenginlerin zemini topraktan başka bir şeyden yapılmıştı. Toprak kadar fakir (dirt poor) tabiri buradan çıkmıştır. Zenginlerin ahşaptan yapılmış zeminleri vardı. Bunlar kışın ıslandığı zaman kayganlaşıyordu. Bunu önlemek için yere saman (thresh) seriyorlardı. Kış boyunca saman sermeye devam ediliyordu. Bir zaman geliyordu ki kapı açılınca saman dışarıya taşıyordu. Buna mani olmak üzere kapının altına bir tahta parçası konuyordu ki bunun adı "thresh hold" (saman tutan; Türkçesi "eşik") idi.<br><br>Yemek pişirme işlemi her zaman ateşin üzerine asılı durumdaki büyük bir kazanın içinde yapılıyordu. Her gün ateş yakılıyor ve kazana bir şeyler ilave ediliyordu. Çoğu zaman sebze yeniyor, et pek bulunmuyordu. Akşam yahni yenirse artıklar kazanda bırakılıyor, gece boyunca soğuyan yemek ertesi gün tekrar ısıtılarak yenmeye devam ediliyordu. Bazen bu yahni çok uzun süre kazanda kalıyordu. Bezelye lapası sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük (peas porridge hot, peas porridge cold, peas porridge in the pot nine days old) tekerlemesinin menşei budur. Bazen domuz eti buluyorlar o zaman çok seviniyorlardı. Eve ziyaretçi gelirse domuz etlerini asarak onlara gösteriş yapıyorlardı. Birisinin eve domuz eti getirmesi zenginlik işaretiydi. Bu etten küçük bir parça keserek misafirleriyle oturup paylaşıyorlardı. Buna yağ çiğnemek<br>(chew the fat) adı veriliyordu.<br><br>Parası olanlar kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabaklar alabiliyordu. Asidi yüksek olan yiyecekler kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep oluyor, böylece gıda zehirlenmelerine ve ölüme yol açıyordu. Domatesler buna sık sık sebep olduğu için bunda sonraki yaklaşık 400 yıl boyunca domateslerin zehirli olduğu düşünülmüştü. Çoğu insanın kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabakları yoktu. Onun yerine tahta tabaklar kullanıyorlardı. Çoğu zaman bu tabaklar bayat ekmekten yapılıyordu. Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman kullanılabiliyordu. Bunlar hiçbir zaman yıkanmadığı için içinde kurtlar ve küfler oluşuyordu. Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyen insanların ağızlarında "tabak ağzı" (trench mouth) denen hastalık ortaya çıkıyordu.<br><br>Ekmek itibara göre bölüşülüyordu. İşçiler yanık olan alt kabuğu, aile orta kısmı, misafirler de üst kabuğu alırdı. Bira ve viski içmek için kurşun kadehler kullanılıyordu. Bu bileşim insanları bazen birkaç gün şuursuz vaziyette tutabiliyordu. Yoldan geçen insanlar bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlık yapıyordu. Bunlar birkaç gün süreyle mutfak masasının üstüne yatırılıyor¸ aile etrafına toplanıp yiyip-içerek uyanıp uyanmayacağına bakıyordu. Buna "uyanma" nöbeti deniyordu.<br><br>Ingiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini gömecek yer bulamamaya başlamıştı. Bunun için mezarları kazıp tabutları çıkarıyor, kemikleri bir "kemik evi"ne götürüyor ve mezarı yeniden kullanıyorlardı. Tabutlar açıldığında her 25 tabutun birinde iç tarafta kazıntı izleri olduğu görüldü. Böylece insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıktı. Buna çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu ipi tabuttan dışarıya taşıyarak bir çana bağladılar. Bir kişi bütün gece boyu mezarlıkta oturup zili dinlerdi. Buna mezarlık nöbeti "graveyard shift" denirdi.<br><br>Bazıları zil sayesinde kurtulur ("saved by the bell") bazıları da "ölü zilci" (dead ringer) olurdu.<br><br>Gerçekler bunlar. Kim demiş tarih sıkıcıdır diye.</div></font><font face="verdana" size="2" color="black"></font></font> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>29 May 2007 14:12:03 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002479066</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Kendi Resimlerim (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000457079</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Kendi Resimlerim" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000457079'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/45/7/79/457079/7908240_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>12 May 2007 17:50:57 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000457079</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Kuzenlerim-G&#246;ktu&#287; ve G&#246;k&#231;e (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000457317</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Kuzenlerim-Göktuğ ve Gökçe" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000457317'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/45/7/317/457317/4643252_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>12 May 2007 18:58:53 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000457317</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Kuzenim-Tu&#287;&#231;e Naz (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000457396</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Kuzenim-Tuğçe Naz" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000457396'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/45/7/396/457396/4643052_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>12 May 2007 19:28:26 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000457396</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Witch (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000416067</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Witch" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000416067'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/41/6/67/416067/2562923_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>26 Apr 2007 09:33:11 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000416067</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Doktorlar (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000416083</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Doktorlar" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000416083'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/41/6/83/416083/2563165_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>26 Apr 2007 09:44:07 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000416083</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>TinaBella</dc:creator>
		<title>Uzay (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000416069</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Uzay" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000416069'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/41/6/69/416069/2563024_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>26 Apr 2007 09:35:16 GMT</pubDate>
		<guid>http://tinabella.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000416069</guid>
	</item>
	
</channel></rss>